Boş Yere Ağlama Ankara Turnuvası’na

Çaycımız Sefer geçenlerde Ankara’da muhteşem bir turnuva performansı sergiledi ancak ikinci turda Onur Vurur’a yenilmeyi son oyundaki büyük hatasıyla hak etti. Çayda çıra oynar gibi ara ara serpiştirdiği büyük küp hatalarını saymazsak maç esnasında rahattı. Yenilince acısını ummana değil gitara dökmeyi düşünüyordu. Havaların yağışlı gitmesi çiftçileri güldürürken deniz mevsimini geciktirmişti. Üstelik son zamanlarda tırnaksız olduğu için çalmaya da pek yeltenmiyordu ancak Fransa’dan bir arkadaşına da söz vermişti.

İşte o sözünü ancak bir ay sonra tutabildi. Aklına Taksim’in son zamanki berbat hali ve Ankara’daki bu hazin kaybı gelince artık Hicaz Taksim kaçınılmaz olmuştu. İşte demlenen çaycı Sefer’den kısa bir dıngırtı. Ve akabinde yahu burada tavla hiç olmayacak mı diyenlere maçın analizi. Bu maça yorum yapası da vardı ancak Allah büyük tekne küçüktü, olmadı.

Maçın eXtremeGammon Analizi:

Onur Vurur – Çaycı Sefer

Meraklısına maçın videosu:

Pablo Neruda Sefer’in Doğumunu Kutladı

Turnuva turnuva dolaşan federasyon resmi çaycımız bugün Antalya’daydı. Arkadaşı olan güvenlik görevlisinin ısrarları sonucu Sefer ismini kabul etmek nezaketinde bulundu 🙂

İsmini kutlamak için Pablo Neruda‘dan bir şiir çevirisine girişti. Şiiri geçenlerde Ankara’da bir arkadaşından üniversite çayhanesinde teslim almış ve bir şekilde hevesli çevirmenler grubuna dahil olmuştu. İspanyolca bilmediği için Alastair Reid’in İngilizce çevirisinden yola çıktı. Muchos Somos (We Are Many) adlı işte o şiir dahil her şeyin başı döndü 🙂

Çok “ben” Var İçimizde

Bir çok kişilikten “ben” dediğim, hatta “biz”
birini bile içimde bulamıyorum;
maskelerin arkasında yoklar,
başka bir şehre yola çıkmışlar.

Her şey beni zeki gösterecek
şekilde ayarlanmış gibiyken
daima içimde barınan gizli aptal
söylediklerimi yalanlar.

Başka zamanlar, özel insanların
arasında uyur vaziyetteyimdir,
ve kendi cesur halimi ararken,
bir çok bahaneye sığınan korkağın biri
bin bahaneyle içimde bedenlenir.

Yakışıklı bedenim yangın yeriyken,
itfaiyeye değil de
kundakçıya haber veririm. Ne yapayım?
Kendimi ayırd edecek ne yapayım?
Kendimi bir araya getirecek?

Okuduğum bütün kitaplar
büyüleyici kahramanlarla dolu,
her zaman kendinden emin.
Kıskançlıktan kuduruyorum;
rüzgar ve kurşun dolu filmlerde,
kovboylara hayranlıkla bakar
hatta atlara gıpta ederim.

Fakat ne zaman içimde bir kahraman ünlesem
tembel bir “ben” belirir;
işte bu yüzden “ben” kimim hiç bilemem,
ne kaç tane olduğumu ne de olacağımı.
Bir çan çınlatıp gerçek “Ben”i
çağırabilme arzusundayım,
çünkü eğer hakikaten “Ben”se ihtiyacım
ortadan kaybolmamalıyım.

Yazarken farkındayım, çok uzaklardayım;
ve geri dönünce “Ben” kaybolmuşum.
Bilmek isterim acaba diğerleri de
aynı noktalardan geçer mi,
benim kadar çok “ben”liğe uğrar mı,
ve kendilerini bana benzer bulur mu;
işte bu problemi yeterince yorunca,
öyle çok çalışacağım ki
kendimi anlattığım zaman
coğrafyadan bahsediyor olacağım.

21 Mart’ı Kutlayalım Dedik

Sene 2014, Kopenhag’da Angara ekibimizle takım finali oynuyoruz. Çok eğlendik çooook. Oyna dediler oynadık, demeseler de oynardık 🙂

Bugün 21 Mart pek kutlanası bir günmüş. Üşenmedik çaycıya araştırttık. Kutlayanlara kutlamayanlara mübarek olsun. Güneşten dünyaya bakınca hep gündüz sadece hareket var ama neyse uzatmayalım. Nevruz ve Dünya Şiir Gününü kutlarız! Down Sendromu Farkındalık günüymüş, farkında olmak ne güzeldir! Araplar Anneler Günü olarak kutluyormuş. Ayrıca Dünya Tavla Günü olarak kutlayanlar da var. Bize her gün tavla zaten ama o da kutlu olsun tabi. İşte bir şiir. Önce çaycının çevirisi sonra orjinalinin Farsça’dan İngilizce’ye yeniden yazımı:

Mutluluk Virüsü

Dün gece yakaladım mutluluk virüsünü
Şarkı söylerken yıldızların altında.
İlginç derecede bulaşıcı—
Hadi öp beni.

The Happy Virus

I caught the happy virus last night
When I was out singing beneath the stars.
It is remarkably contagious—
So kiss me.

Hafiz. The Subject Tonight Is Love: 60 Wild and Sweet Poems of Hafiz (Compass) (p. 40). Penguin Publishing Group. Kindle Edition.

Olmazsa Çay İçeriz

Federasyon çaycımız İzmir’de basına yakalandı. Bursa ve Ankara turnuvaları öncesinde İzmir’de başkandan habersiz dolanan çaycı Alsancak’da bir çaycıda uygunsuz vaziyette görüldü. Turnuvalarda ne yapacaksanız diyenlere “Olursa olur olmazsa çay içeriz” dedi 🙂

Garsonun üzerindeki tişörtü çalmaya çalışırken “Ne yapayım, üzerindeki yazı çok güzeldi, şeytana uydum” dedi. İşte o yazı:

Çay veren insan kötü olur mu hiç

17 Mart 2017, Galata Çaycısı, Alsancak, İzmir, Türkiye, Dünya

Hafız’dan Bir Şiir

“Bu sabah dünyanın dudaklarındaki gülümsemeye bak, yine benimle yattı dün gece.” *

İran’ın en sevilen şairi Hafız’ın şiirleri galaktikdir. Marslılara da böylesi yakışır, değil mi? Yüzyıllar önce aşkettiği şiirlerini sonradan Divan adlı Farsça kitapta derlemişler. Çağımızda Daniel Ladinsky adeta tekrar Hafız olmuş. İngilizce kelime kelime bir çeviriyi almış. Hafız olsa nasıl yazardı diye baştan yazmış. Yukarıda kısa bir şiir alıntısı var çaycı tarafından yeniden yazılmış olarak 🙂

* “Look at the smile on the earth’s lips this morning, she laid again with me last night.”

Hafiz. The Subject Tonight Is Love: 60 Wild and Sweet Poems of Hafiz (Compass) . Penguin Publishing Group. Kindle Edition.

İlk İcraatımız TOT2017 Çok Yakında

Geçen sene Türkiye’den ve dünyadan ortak bir komisyon TOT2016 kod adıyla ilk Türkiye Online Tavla Şampiyonası’nı düzenledi. Bu sene de Mars Tavla Federasyonu olarak bu işe el attık. Avrupa Internet Tavla Federasyonu EBIF ‘ten de yine destek alacağız. Çok yakında detaylarla karşınızda TOT2017 ‘yi buradan ve Tavla ve Hayat kanallarından ünleyerek duyuracağız. Cuma mübarek gündür, hayırlı olsun!

Amigo Ricardo Aramızda

Mars Tavla Federasyonu’numuzun ilk üyesi kendini elleriyle teslim etti. Amigo diye bilinen Ricardo Malas (nam-ı diğer Ricky El Grande) üyeliğini Başkan Nesrin Abla ile fotoğraf çektirerek kutladı. Renkli kişiliği ile turnuvaların vazgeçilmez adamı Amigo’yu aramızda görmekten gurur duyuyoruz. Hoşgeldin Ricardo!